Hangi Şifalı Bitki Hangi Hastalığa İyi Geliyor?
Zeynep Lüleci | Eki 24, 2009 | Yorumlar 0
Hangi Şifalı Bitki Hangi Hastalığa İyi Geliyor?
Eski çağlardan beri çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan şifalı bitkiler, günümüzün modern dünyasında da alternatif tıp yöntemleri olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Hernekadar doğal olsalar da yabani otların rastgele kullanımı sağlığa zarar verebileceğinden, bu otları tüketmeden önce dikkatli olmakta fayda vardır (zehirli mantarların öldürücü etkisi gibi). Aşağıda hangi şifalı bitkinin hangi hastalıklara iyi geldiğini bulabilirsiniz. Ancak bu bitkileri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.
Aloe Vera
İçeriğindeki çeşitli vitamin, mineral ve enzimler sayesinde besleyici bir özelliğe sahip olan aloe vera, 1. – 2. derece yanıkların ve yaraların iyileşmesinde, ur, tümör ve ölü hücrelerin yok edilmesi ve yeni hücre yapılandırılmasında çok etkilidir. Halk arasında sarısabır olarak bilinen Afrika kökenli bu bitkinin, kabızlık, kilo verme, sedef hastalığı ve enfeksiyon giderilmesinde de etkili olduğu bilinmektedir.
Agaricus Blazei Mantarı
Agaricus blazei mantarı bazı tür kanserleri engellemekle birlikte, şeker hastalığı, damar sertliği, karaciğer iltihabı, kolastrolün düşürülmesi gibi bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayrıca bu mantarların besin değerleri de çok yüksektir. Fakat bazı durumlarda mantarlarda aşırı metal birikmesi meydana gelebilmektedir. Arsenik, kurşun, kadmiyum gibi bu metaller, bu mantarların aşırı tüketimi ile insanlara geçebilmekte ve çeşitli rahatsızlıklara da sebep olabilmektedir. Bu yüzden bu bitkiyi tüketirken çok dikkatli olunmalıdır.
Enginar (Artichoke, Cynara cardunculus)
Enginar, kolestrol seviyesini düşürdüğü küçük bir klinik çalışma ile kanıtlanmıştır. Enginarın içindeki cynarin maddesinin etkisiyle karaciğer çok iyi geldiği ve zehirli atıkların vücuttan atılmasında, safra kesesinin çalışmasında ve romatizmal hastalıkların iyileştirilmesinde kullanıldığı bilinmektedir.
Enginar Yaprağı ile Selülit Eritme: Bir bardak suda enginarın yaprağı haşlanır ve soğuduktan sonra içilir. Selülit tedavisine ek olarak günde 1 ya da 2 bardak içilen enginar yaprağı suyu ile bir süre sonra selülitlerinizdeki azalmayı farkedebilirsiniz.
Böğürtlen (Blackberry)
Böğürtlenin içindeki metalproteinaz sayesinde kırışıklıklara iyi gelmesi, kozmetik dünyasının ilgisini bu bitki üzerine çekmiştir. Çekirdekleri ile birlikte tüketilen böğürtlen, A, C, E vitaminleri ile kanser riskini azaltmakta, kalp ve damar hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca bu bitkinin bilinen antioksidan ve ödem atma özelliği vardır.
Ahududu (Black raspberry)
Ağaç çileği ya da sultan böğürtleni olarak da bilinen ahududu vücutta antioksidan görevi görür ve kanı temizleyici bir özelliği varır. Ayrıca bu bitki terletir, vücuda direnç verir, idrar söktürür, çeşitli iltihaplanmalara ve kansızlığa iyi gelir.
Boophone
Nergisgillerden bir bitki olan boophone, Güney Afrika’da akıl sağlığının tedavisi için kullanılan geleneksel bir ilaçtır. Bu bitkinin depresyona iyi geldiği düşünülmektedir.
Butterbur (Petasites vulgaris)
Butterbur bitkisi yüzyıllarca çeşitli ağrı, ateş ve spazm rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Günümüzde butterbur migren tedavisinde, baş ağrısı ve astım hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Aynısafa Çiçeği (Calendula)
Altıncık, şamdan çiçeği, gece sefası olarak da bilinen aynısafa çiçeği, geleneksel olarak karın bölgesindeki krampların ve kabızlığın tedavisi için kullanılmıştır. Küçük kesik ve çiziklerde iyileşmeyi kolaylaştıran bir antiseptiktir. Ayrıca b,r tonik görev, görerek vücudun güçlenmesini sağlar.
Yaban Mersini (Vaccinium myrtillus)
Vitamin ve mineral açısından çok zengin olan yaban mersini; yaprakları, çiçekleri, meyvesi ve köklerinden ayrı ayrı faydalanılabilen üzümler grubuna mensup bir bitkidir. Bu bitki gözleri güçlendirerek, çeşitli görme bozukluklarını iyileştirmeye yardımcı olur. Yaban mersini damar açıcı bir özelliğe sahiptir. Bu yüzden varis, basur, romatizmal ağrılar ve damar tıkanıklıklarına da iyi gelir.
Ekinezya (Echinacea Purpurea)
Koni çiçeği olarak da anılan ekinezya içeriğinde bakteri, mikrop ve virüslere karşı etken maddeler ile çeşitli vitamin ve mineralleri barındıran bir bitkidir. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, grip, soğuk algınlığı, enfeksiyon gibi rahatsızlıkların giderilmesinde kullanılır.
Mürver (Sambucus Nigra)
Hanımellergillerden olan mürver, kara mürver, şifalı mürver, terleme çayı, patlanguç isimleriyle de anılır. Mürver doğru kullanıldığı müddetçe hiçbir yan etkisi yoktur. Zehirli mürver türü kesinlikle yenmemelidir. Zehirli mürverin meyveleri olgunlaştığında dik durur, kara mürverin meyveleri ise aşağı doğru sarkar. Aralarındaki fark bu şekilde anlaşılabilir. Bu bitki, grip, soğuk algınlığı, bronşit, kabızlık, metabolizmanın düzenlenmesi ve çeşitli iltihaplanmalara karşı kullanılmıştır. Halk arasında astım, nefes alamama gibi hastalıkların tedavisi için kullanılmıştır.
Akırkarha (Feverfew, Chrysanthemum parthenium)
Koyungözü olarak da anılan akırkarha, kronik sinir hastalıklarına, yüksek ateşten dolayı meydana gelen vücut ağrıları, diş ağrıları ve migren ağrılarının kesilmesi, balgam sökülmesi, kısırlık ve cinsel gücü arttırmak gibi durumlarda oldukça işe yaramaktadır. Bu bitki bebeğin durumunu tehlikeye sokabileceği düşüncesiyle hamile bayanlara önerilmemektedir.
Gawo (Faiherbia albida)
Yararlılığı hayvanlar üzerinde yapılan testlerle belirlenen gawo bitkisi, Batı Afrika’nın ve Orta Doğu’nun geleneksel şifalı bitkilerinden birisidir. Bu bitki solunum yolu enfeksiyonlarında, sıtma, ateşlenmelerde kullanılabilir.
Sarımsak Bitkisi(Allium sativum)
Antibakteriyel özelliği bulunan sarımsak bitkisi hem yemeklerde hem de birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılır. Ayrıca bu bitkinin virüs enfeksiyonlarında, kalp rahatsızlıklarında, kolestrolün ve tansiyonun düşürülmesinde, kansere neden olan etkenlerin engellenmesinde çok etkili olduğu bilinmektedir.
Kamille (German Chamomile, Matricaria Chamomilla)
Hayvanlar üzerindeki araştırmalarda kamille bitkisinin antispastik (kas gevşetici), anksiyolitik (kaygı giderici), antiinflamatory ve kolestrol düşürücü özellikleri belirlenmiştir. Bu bitkinin kansere karşı antioksidan, antimikrobik özellikler göstermiştir.
Zencefil (Zingiber officinale)
Zencefilgillerden olan zencefil bitkisi baharat olarak ve çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Taze zencefil, kuru zencefile göre vitamin ve mineral bakımından daha zengindir. Bu bitki terletici özelliği ile vücuttan toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca sindirimi düzenleyici, gaz söktürücü, solunum yolları tıkanıklıklarını giderici, iştah açıcı ve banyo suyuna atıldığında vücudu rahatlatıcı özellikleri vardır. Özellikle bir kaşık toz zencefilin, bir kaşık balla karıştırılıp yutulması öksürüğe çok iyi gelir.
Greyfurt (Naringenin)
C vitamini bakımından zengin olan greyfurt , lenf tıkanıklıkları, yağların yakılması, selülitlerin erimesi, ağız ve diş eti sağlığının korunması durumlarında oldukça etkili bir meyvedir. Ayrıca bu meyvenin çeşitli cilt sorunlarına da çare olup cildi güzelleştirdiği bilinmektedir. Kafa karışıklığı, kıskançlık gibi ruhsal durumların çözülmesinde de ilaç gibi kullanılır.
Yeşil Çay (Camelia sinensis)
Yeşilçay düzenli olarak tüketildiğinde yemek borusu kanseri, prostat kanseri, göğüs kanseri ve deri kanseri riskini azaltan bir bitkidir. Bu bitki güçlü bir antioksidandır. Ayrıca tansiyonu düzene sokar, kolestrolü düşürür, grip olmayı önler.
Bal
Bal, kolestrolü düşürür, sindirime yardımcı olur, enerji verir, iştah açar, vücudun direncini artırır, kanserden korur, içinde mikrop barındırmaz, cilde ve saça iyi gelir.
Limon Çiçeği (Lemon Grass, Cymbopagon Citratus)
Meyvesi yenebilen ve çay olarak da tüketilebilen limon çiçeği bitkisinin enerji verici ve canlandırıcı bir özelliği vardır. Sindirim sistemi rahatsızlıkları, ishal, ödem atma, kolestrolün düzenlenmesi gibi durumlarda da kullanılır.
Manolya (Magnolia)
Manolya, antidepresan olarak kullanılan bir bitkidir. Akciğer ve bağırsak sorunlarının giderilmesinde kullanılmakla birlikte, tümör ve iltihap kurutucu özellikleri de vardır.
Meryemana Dikeni (Silybum marianum)
Halk arasında boğa dikeni, ak diken, şevketibostan, mübarek dikeni, kolgan, bostan otu, demir dikeni, uslu kenger, peygamber dikeni olarakda anılan meryemana dikeninin ekstresi yüzyıllardır karaciğer toniği olarak bilinir. Araştırmalar karaciğer hasarlarının onarılması ve toksik maddelerden arındırılması için bu bitkiyi önermektedir.
Çörek Otu (Nigella sativa, Black cumin)
Çörek otu, içeriğindeki çeşitli vitaminler, mineraller, enzimler, omega 3 – omega 6 yağları ve hoş kokusu ile eskiden olduğu gibi bugünde birçok derde derman olmaya devam etmektedir. Çörek otu vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek, antibakteriyel özelliği ile vücudu enfeksiyonlara, karaciğer ve sindirim rahatsızlıklarına karşı korur.
Çay Ağacı Yağı
Çay ağacı yağı, ciltteki fazla yağı alır, akne oluşumunu önler.
Kekik Otu (Oregano)
Mercan köşk, merzengüş, unutma beni isimleri ile de anılan kekik otunun güçlü bir antioksidan özelliği vardır. Zayıflama, kolestrolün ve tansiyonun düzenlenmesi, basur, astım, nezle gibi hastalıklara iyi gelir. Kekik otu yenebilir, çayı içilebilir ve tohumlarından da yararlanılır.
Pawpaw Meyvesi (Asimina triloba)
Kuzey Amerika muzu, Batı Virjinya muzu, Kansas muzu, Kentucky muzu, fakir adam muzu olarak da bilinen Pawpaw sadece bölge halkı tarafından tüketilen ve ticareti yapılmayan bir meyvedir. Bu meyve alternatif kanser tedavisinde kullanılır. Ayrıca kurutulup toz haline getirildiğinde bitlere karşı etkili olduğu bilinmektedir.
Nane Yağı (Peppermint Oil)
Nane yağı, iyi bir antiseptiktir, mantarları yok eder. Bronşitli ve senüzitli hastalarda problemli bölgelere nane yağı ile yapılacak masaj çok etkili olur. Nane yağı, saçların beslenmesi ve güçlü hale gelmesinde de etkilidir.
Şekerci Boyası Otu (Phytolacca)
Amerikan üzümü (Phytolacca Americana), şapkalı ot, şekerci üzümü, şerbet boyası, acımur, dünya güzeli gibi adlarla anılan şekerci boyası, cilde sürülerek ya da ağız yolu ile kullanılabilir. Akne ve buna benzer cilt sorunlarında etkili olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca bademcik iltihabı, kilo verme ve şişliklerin giderilmesi konusunda da kullanılır.
Nar (Pomegranate, Punica Granatum)
Nar, özellikle suyu tüketildiğinde yüksek seviyede ellagitanen (bazı bitkilerde bulunan sepicilik ve hekimlikte kullanılan tadı buruk bir madde) içerir. Punicalagin maddesi, antioksidant penepol içeren tek ellagitanendir. Bu maddeler prostat kanserine iyi gelir. Narın antioksidan özelliği yeşil çay va kırmızı şaraptan daha fazladır. Ayrıca bu meyve, damar sertliğini engeller, kan akışını hızlanırır ve suyu ile yapılan gargara ağız ve boğaz iltihaplanmalarını giderir.
Yılan Kökü (Rauvolfia Serpentina)
Yılan çalısı, Hint yılan kökü gibi isimlerle de anılan yılan kökü, Hindistan’da yüksek tansiyon, uykusuzluk, endişe gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Sakinleştirici özelliği vardır.
Rooibos (Aspalathus Linearis)
Kırmızı çalılık anlamına gelen Güney Afrika kökenli rooibos bitkisi, güçlü bir antioksidandır, genellikle çay olarak tüketilir ve kafein içermez. Çeşitli cilt problemleri, allerji, astım, mide ağrısı, bayanlarda adet (regl)ağrısı, diş ağrısı ve depresif durumlarda kullanılır.
Kuşburnu (Rose Hips)
Kuşburnu, C vitamini yönünden dünyanın en zengin bitkisidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Sabal Meyvesi (Saw Palmetto)
Amerika kökenli sabal meyvesinin, idrar yolları problemleri, prostat gibi üreme yolları ile ilgili problemleri azaltıp, cinsel gücü arttırdığı bilinir.
Shiitake Mantarı (Şitake, Lentinus Edodes)
Shiitake mantarının kanseri önleyici ve sağlığa çok yararlı bir bitki olduğu bilinir. Bu bitkinin suyundaki antimikrobik bazı maddelerin AIDS ve HIV gibi virüslere karşı direnç gösterebileceği umudu, bu yöndeki araştırmaları derinleştirmiştir. Ayrıca shiitake mantarının kolestrolü düşürdüğü, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kanı sulandırdığı bilinmektedir.
Soya Fasülyesi
Fitoöstrojen (phytoestrogen) içeren soya fasülyesi ve diğer bitkiler menopozun meydana getirdiği sorunlar üzerinde etkilidir. Ayrıca bu bitki kolestrol seviyesinin düzenlenmesi, osteoporoz, kalp krizi riski, kanser gibi hastalıklar üzerinde de oldukça olumlu etkiye sahiptir.
Sarı Kantaron (St. John’s Worth)
Yara otu, binbirdelik otu, mayasıl otu, kantaron çiçeği gibi isimlerle de anılan sarı kantaron, Avrupa başta olmak üzere birkaç farklı yerde yetişir. Klinik testlerde bu bitkinin depresyona ve mikropları öldürmeye karşı etkili olduğu gözlemlenmiştir.
Isırgan Otu (Stinging nettle)
Tohumları, yaprakları ve kökü ile şifa dağıtan ısırgan otu, egzama, kolestrol, karaciğer hastalıkları, akciğer hastalıkları, safra hastalıkları ve solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Aynı zamanda ısırgan otunun suyu ile yıkanan saçlar güçlenir, sağlık kazanır.
Kedi Otu Kökü (Valerian Root)
Avrupa, Orta Asya ve Japonya’da yetişen kedi otu kökü; uykusuzluk, stres, korku, gerginlik gibi durumlarda rahatlatıcı bir etkiye sahiptir.
Filed Under: Şifalı Bitkiler
About the Author:
