Selülit Nedir?
Zeynep Lüleci | Tem 31, 2009 | Yorumlar 0
Selülit Nedir?
Selülit, derinin alt tabakasındaki yağ hücrelerinin hormonal sebepler ve kan dolaşımının bozulması ile içlerinde ödem dediğimiz yağ ve su tutmaya başlaması üzerine meydana gelen ve derinin üzerinde portakal kabuğu görüntüsüne neden olan bir hastalıktır. Karın, kalça ve basenler selülitin en çok görüldüğü bölgelerdir.
Çoğu zaman obezite ile karıştırılan fakat, vücudun zayıf ya da şişman olması ile alakalı olmayan bu hastalık, tıp dilinde “Hidrolipodistrofi” diye adlandırılmaktadır.
Östrojen ve progesteron gibi hormonal faktörler metabolizmanın iyi çalışmaması sonucunda, deri altında yağ depolanmasına neden olur. Selülit, karmaşık psikolojik değişimler sonucunda subkutan yağ tabakasında (cilt altında) oluşur. Özellikle ergenlik, hamilelik, menopoz ve doğum kontrol hapı kullanılan, hormonal değişimlerin yaşandığı dönemlerde selülit oluşumunda artış gözlenir.
Yaşla birlikte, yüzeysel yağ tabakası ve alt deri içindeki bağ doku kalınlığını ve sıkılığını yitirir. Bu durumda gevşeyen ciltte selülit daha da belirgin hale gelir. Bir insanın genetik donanımını oluşturan yağ katmanlarının içindeki yağ kütlesi ve metabolizma; diyet, egzersiz ve hayat tarzı ile değiştirilmeye yatkındır. Yani vücutta oluşan selülit için sadece bu yağ katmanlarını sorumlu tutmak doğru değildir. Düzenli egzersiz ve dengeli beslenme herzaman selülit oluşumunu engellemeye yetmeyebilir. Sağlıksız beslenme, sık kilo alıp verme, yetersiz su tüketimi gibi etkenler selülit görüntüsünü daha da kötü hale getirecektir.
Bir kadındaki subkutan yağ tabakası (cilt altı), yağ depolamaya müsait geniş çemberler halinde iken; bir erkekte bu çemberler çok küçük olarak örgütlenmiştir. Bunlar küçük yağ kütleleri olup, selülit gibi değildir.
Günümüzde selüliti ortadan kaldıracağını iddia eden çok çeşitli ürünler bulunmaktadır, maalesef bunların birçoğu iddia edildiği gibi işe yaramamakta ve hanımların harcağıdığı onca para boşa gitmektedir.
Topikal tedaviyi oluşturan, selülit tedavisinde işe yaramayan birçok ürünün yanında; şifalı bitkiler, antioksidanlar, vitamin ve mineraller içeren kremler de bulunmaktadır. Bunlar cildin kendi kendini yenilemesine, daha sıkı ve sağlıklı olmasına yardımcı olmaktadır.
Antioksidan ve antiflamatuvar (yangı gideren), kan akışının hızlanmasını sağlayarak selülit tedavisine yardımcı olur. Selülitten etkilenen bölgeler kuru ve hasar görmüştür. Bu nedenle ekstra korumaya, neme ve bu bölgedeki kan akışının hızlandırılmasına ihtiyaç vardır. Selülitli bölgenin nemlendirilmesi ile kötü görünüm geçici olarak azaltılabilir. Unutulmamalıdır ki, selülit sadece görüntü ile ilgili bir sorun değildir. Bu sebeple, selülit tedavisinde dıştan bakım yapılmakla kalmayıp içten de bakım yapılmalıdır.
Portakal kabuğu görünümünden kurtulmak için, estetik cerrahiyi tercih eden hanımlar da var. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Liposakşın (liposuction) gibi selülit üzerinde pek tavsiye edilmeyen yöntemler yerine, Mezoterapi ve LPG (endermologie) gibi günümüzde daha popüler ve selülit üzerinde etkili yöntemler kullanılmasıdır.
Filed Under: Selülit Hakkında
About the Author:
